Organik ürünler; tohumundan ekimine, hasatından işlenmesine, üretiminden depolanmasına ve tüketiciye ulaşmasına kadar geçen tüm süreçler boyunca:
· insan sağlığını ciddi boyutlarda tehdit eden sentetik ve/veya kimyasal ilaçlar, hormonlar, antibiyotikler, katkı maddeleri kullanılmadan,
· genetiğiyle oynanmadan,
· temiz çevrelerde üretilen ve
· her aşaması bağımsız sertifikalandırma kuruluşları tarafından denetlenen ve sertifikalandırılan ürünlerdir.
Bu sertifikalandırma kuruluşları Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlar olmalıdır. Bu kuruluşların denetleme ve sertifikalandırma işlemi üretimden – tüketiciye kadar tüm süreçleri kapsar. Haberli ve habersiz yapılan denetimlerde toplanan örnekler akredite laboratuvarlarda kapsamlı olarak incelendikten sonra uygun görülürse ürün/üretici sertifikalandırılır.
Organik ürünlerin insan sağlığı için değeri paha biçilmezdir kuşkusuz… Ancak bunun ötesinde doğaya ve doğada yaşayan canlılara da katkısı göz ardı edilmemelidir. Organik tarım;
· su ve enerji tüketimini azaltıp yenilenemeyen doğal kaynakların daha ekonomik kullanılmasını sağlar,
· sentetik gübre, ilaç ve büyüme maddeleri kullanılmadığınından doğal ve dengeli üretimi destekler,
· çevre sorunları nedeniyle tehdit altında olan tarımsal alanları, doğal hayatı ve bioçeşitliliği korur,
· tek yönlü tarım yoluyla sömürülen toprakları “ekim nöbeti” uygulamasıyla tekrar zenglinleştirerek verimliliğini arttırır.
Bu sayede verinliliği artmış topraklardan besin kalitesi yüksek ürünler elde edilir.
Organik ürün tüketimi yalnızca kendimiz ve ailemizin sağlığını korumakla kalmaz aynı zamanda bugün büyük tehdit altında olan ancak kaynaklarına muhtaç olduğumuz “doğa”nın da korunmasını, zenginleşmesini sağlar…